Çoğu erkek dışarıya kızlarla tanışmak için çıktıklarında, düşündükleri tek şey sosyal baskı ya da korkudan kaçınmaktır.

 

İşin kötü yanı şu:

 

Dışarı çıkmak ve kadınlar konusunda başarı elde etmek temel olarak sosyal baskı, negatif duygu ve duruma göre negatif sonuçlar getirebilir.

 

Kısaca bu hislerle başa çıkamıyorsan, dışarı çıkmana gerek yok, evde oturup kendini iyi hissedebilirsin.

 

Gerçek ise bunun tam tersidir. Kadınlar konusunda iyi bir yere gelmek istiyorsan konfor alanının sınırlarını zorlamak zorundasın. Bu da şu anlama geliyor. Konfor alanının dışında çok vakit geçirmelisin.

 

Evde otururken kıçımızı yaymışızdır. Televizyon izliyoruzdur. İş yaşamımızda hep aynı şeyi yaptığımız için, işleri en kolay yoldan halletmeye çalışırız. Acıktığımızda pizza sipariş ederiz. Hayatımızın büyük bir bölümünde rahat etme amacı güderiz.

 

Kadınlarla tanışmak ise bunun tam tersidir. Kadınlarla tanışmak konfor alanın dışına çıkmaktır. Rahatsız olmaktır.

 

Kendini kadınlar konusunda geliştirmenin en hızlı yolu kendini rahatsız olacağın pozisyonlara sokmaktır. Örnek olarak bir kız gördük. Puan vermeyi sevmem ama kafanda bir resim canlanması için kızın güzelliğine “7” puan verdik ve sen bu kızla tanışmaya korkuyorsun.

 

Bu tarz ortalama güzellikteki kadınlarla tanışma korkunu yenmenin en iyi yolu çok güzel bir kadının karşısına oyun planı olmadan, hiç bir stratejiye sahip olmadan, sadece gidip onun karşısında durmaktır ve o anda hissettiğin tüm duyguları bütünüyle hissetmeye çalışmaktır.

 

Konfor alanının sınırlarını bu şekilde geçmek, ortalama güzellikteki kadınlarla tanışmanı inanılmaz derecede kolaylaştıracaktır.

 

Sosyal baskının karşısında ayakta durmak, zihinsel kaslarının güçlenmesine olanak sağlar ve bu da kadınlar konusunda başarı getirir.

 

Karşılaştığın zorluklar. Kazandığın savaşlar. Seni güçlü kılan şey bunlardır. İşte bu yüzden kendine “Nasıl kolaylaştırırım?” diye sormak yerine ” Nasıl ZORLAŞTIRIRIM?” diye sorarsan başarı kaçınılmaz olur.

 

Eğer işleri kolaylaştırmaya çalışırsan, eski korkuların ve düşünce düzenin seni kontrol etmeye devam eder. Hissettiğin acıyı azaltarak , gelişimezsin. Bunun yerine kendini zor durumlara sokmalısın. Gelişim işte bu anlarda olur.

 

 

KAYBEDENLER ASLA İLK ADIMI ATMAZ

 

Peki bazı erkekler kadınlar konusunda başarılıyken, bazıları neden başarısız olur?

 

Çoğu insan hayatlarının belli bir bölümünde zorluklar yaşar. Çünkü belli bir alanda gelişmek çok büyük bir miktarda konsantrasyon, vakit ve tutku gerektirir.

 

Örnek olarak, satranç konusunda kendini geliştirmek istiyorsan, sürekli satranç oynamalısın. Haliyle bu kadar vakti satranç konusunda tutkusu olmayan bir insan harcamaz.

 

Tutku da ilerlemek ve vakit geçirmektir. Risk almalısın. Hata yapmalısın. Çünkü hata yapmak bu sürecin bir parçasıdır. Hata yaptıkça başarı gelecektir. Ustalık gelecektır. Kızlar gelecektir.

 

İşte kaybedenlerle kazananlar arasındaki fark budur.

 

Kaybedenler asla ilk adımı atmaz.

 

Kazananlar ise, bir adım ileri çıkarlar. Güzel kızların %80’ini  elde eden erkekler kazananlar, ilk adımı atanlardır.

 

BAŞARI AĞIRLIK KALDIRMAK GİBİDİR 

Lise yıllarımda belli bir süre vücut geliştirme yapmıştım. Böylece güzel bir vücuda sahip olup kızların daha fazla ilgisini çekebilecektim.

 

Doğru güzel bir vücuda sahip oldum ama kadınlar konusunda başarılı olamadım çünkü gidip onlarla konuşacak cesaretim yoktu.

 

Ama spor yapmak bana alışkanlıklar getirdi. Başlama alışkanlığı…bitirme alışkanlığı… başarı alışkanlığı…

 

Ve kazandığım her başarı , bana özgüven olarak geri döndü.

 

Yani burdan şunu anlamalıyız:

Kadınlar konusunda başarı sorumluluk almayla gelir.

 

Çevreni, aileni, arkadaşlarını suçlamayla başarıya ulaşamazsın.

 

Yetişkin birisi olarak, kendi sorumluğunu almalı ve gereken adımları atmalısın. Kurban düşünce yapısına sahip olarak ve pasif durarak başarılı olamazsın.

 

Yaptığın her hata, karşılaştığın her zorluk, sana başarı ve tecrübe olarak dönecektir. Asla kaybetmiş olmayacaksın. Her seferinde daha güçlü geleceksin.

 

 

DEĞİŞİMİ KABULLEN

 

İnsanlar iç güdüleri gereği, her şeyin en kolayına kaçmak ister. Aklımızda her zaman güzel bir sevgili, güzel bir ev vardır. Kız arkadaşımız gelip bize yemek yapar. Mutlu olursun. Her Allah’ın günü bunu hayal ederiz ve her zaman o anı yaşamak isteriz.

 

Gerçek ise çok farklıdır.

 

İlk olarak, her kızla ilişkinde mutlaka drama olur. Seni terk edebilir. Sen ondan sıkılabilirsin. Kız belli bir zaman sonra, nasıl olsa elinin altında bir erkek var diye, kendine bakmayı bırakabilir. Vücudu çirkinleşir.

 

Güzel bir araban var. Arabandan sıkılırsın. Çünkü artık elde etmişsindir.

 

Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.

 

Bu yüzden büyük resme odaklanırsak, her şeyin sürekli değiştiğini görebiliriz.

 

Bilgisayarın 10 sene sonra hiç bir oyunu açmayacak.

 

En sevdiğin elbisenin 10 sene sonra modası geçecek.

 

İşte bu yüzden zihnimiz sürekli sakinlik, durgunluk, sabitlik arar. Hayalimizdeki kızı elde ettiğimizde , ömür boyu mutlu olacağımızı düşünürüz. Bu yüzden değişmek istemeyiz.

 

Ama dünya sürekli değişim içerisinde, ilişkiler inişli çıkışlı… Bu şekilde düşünmek mantıklı değil.

 

 

DEĞİŞİM SPOR GİBİDİR

 

Zihnimiz kas gibidir.

 

Spor salonuna gittiğinde, ilk başta antrenman yapmaktan nefret edersin. Kasların da pek memnun değildir. Çünkü ağırlık kaldırmaya alışkın değildirler. Ama bir hırsla bunun üzerine gitmeye devam edersen, ivme kazanırsın. Kasların güçlenir. Vücuduna testesteron hormonu yayılır. Kendini iyi hissedersin. Güzel gözükürsün. Genel olarak olumlu bir tecrübe yaşarsın.

 

Aynısı zihnin için de geçerlidir. Bir düşünce yapısını zihnine entegre edersin. Belli bir süre sonra bu düşünce yapısı senin doğal halini alır ve zihnin yeni şeyler istemeye başlar. Zihin sürekli çalışmak ister.

 

İşte bu yüzden, her gün kalktığımızda, en az işi yaparak, en çok şeyi kazanmak yerine, yeni zorluklarla karşılaşmayı istememiz lazım.

 

Bu erkek olmakla ilgili, eğlenmek ile ilgili, kadınlar konusunda başarı ile de ilgili.. Çevremiz krizlerle dolu. Ekonomik kriz, ilişki krizi, global ısınma krizi… İşte bu krizleri kendimizi geliştirmek için kullanabiliriz.

 

Kadınlar ve baştan çıkarma konusunda da bu geçerli..

 

Teknoloji çok gelişti. 30 sene önceki gibi gidip pastane de gazoz içmiyor insanlar. Artık internet var. Cep telefonları var. Kadınlar ve erkekler bunları kendi avantajlarına göre kullanabiliyorlar.

 

20 sene önce kızlarla tanışmak için bir alışveriş merkezi bile yoktu.

 

Bu değişimi gözleyerek şu çıkarıma varmalısın. Artık senin de yaşam tarzını değiştirmen gerekiyor. Artık rahat olmaktan kurtulmalısın. Çünkü en rahat halinde yaptığın şeyler, bilgisayar oynamak ve televizyon izlemek.

 

Son söz olarak şunu söylüyorum. Kadınlar konusunda başarı, değişimi kabul etmekle olur. Hepimizin içinde inanılmaz derecede güçlü bir potansiyel var. O potansiyeli ortaya çıkarmamız lazım.

 

[tbpspa]